<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat Konağı &#187; Ayraç</title>
	<atom:link href="http://www.edebiyatkonagi.net/category/dergi/ayrac/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebiyatkonagi.net</link>
	<description>Mevsimlik Kültür-Sanat ve Edebiyat Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 09:55:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>AYRAÇ ve Körlük&#8217;ten uyanmak için &#8216;okul&#8217;laşan dergiler</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/07/14/ayracdergi/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/07/14/ayracdergi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 08:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayraç]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ayraç Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2603</guid>
		<description><![CDATA[Ayraç&#8217;ın Haziran-Temmuz sayısı, bayilerde yerini almaya başladı. Dergilerin muhakkak toplumsal işlevleri tartışılabilir; neticede okurla ilişkiye girdiği andan itibaren her metin sosyalleşir. Ancak eninde sonunda her toplum, bireylerle birlikte tarihe hizmet eder. Tarihi şekillendiren söylemleri belirler, kelimelerin etrafında kümelenir, ürettiği fikirler kadar var olur. Cemil Meriç’in “dergi okuldur” sözünün anlamı altında, okulların sürüklediği bir tarih anlayışı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://ayracdergi.org/kapaklar/ayrac09.png" alt="http://ayracdergi.org/kapaklar/ayrac09.png" /><strong>Ayraç&#8217;ın Haziran-Temmuz sayısı</strong>, bayilerde yerini almaya başladı. Dergilerin muhakkak toplumsal işlevleri tartışılabilir; neticede okurla ilişkiye girdiği andan itibaren her metin sosyalleşir. Ancak eninde sonunda her toplum, bireylerle birlikte tarihe hizmet eder. Tarihi şekillendiren söylemleri belirler, kelimelerin etrafında kümelenir, ürettiği fikirler kadar var olur. Cemil Meriç’in “dergi okuldur” sözünün anlamı altında, okulların sürüklediği bir tarih anlayışı yatar bu nedenle. Bilgi de devletler gibi doğar, büyür ve zamanı gelince ölür. Söylemlere ömür biçmek mümkündür. Dergiler, bilgiyi doğuran insanların (Sokrates’in dediği gibi ebelerin) mekânıdır.<br />
<strong>Dosya Konusu: &#8220;Edebiyatta Suç&#8221;</strong><br />
Ayraç&#8217;ın 9. sayısında Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı, Franz Kafka’nın Dava’sı ve Albert Camus’nün Düşüş’ü üzerinden, insan-toplum-hukuk-kurumsal yargı gibi konuları işlendi. Enver Gülşen’in “Suç ve Ceza” yazısı, Dostoyevski’nin en önemli eserlerinden “Suç ve Ceza”yı hem sinema bağlamında, hem de suçla bireyin ve vicdanın bağlantısı içinde inceliyor. Cemil Üzen’in “Suçun Bilinmezliği ve Aklanmanın İmkânsızlığı” yazısında Kafka’nın Dava’sı üzerinden suç meselesine felsefî bir yaklaşım irdelenirken, mahkeme ve yargılama süreçlerinin insanları sürüklediği ‘hiyerarşik’ durumlar romanla birlikte açık ediliyor. Abdullah Yavuz Altun’un “Modern Varoluş: Masumiyeti İspat Etme Zorunluluğu”, Albert Camus’nün en felsefî yapıtlarından olan Düşüş’ü baz alarak, modern dönemde masumiyet ve suç kavramlarının hangi söylemler içinde yer bulduğunu, bu söylemlerin hukuk içindeki yerlerini araştırıyor. Kemal Suskun’un “The Godfather” üçlemesini incelediği yazısı, “Bir Varoluş Mücadelesi Olarak ‘Suç Mekanizması’”, suçun bir varoluş mücadelesine dönüştüğü modern toplumlarda, yasayla toplum arasındaki boşluklara sızan suç mekanizmalarını anlatıyor.<br />
<strong>Bejan Matur ve Şekip Avdagiç ile Röportaj</strong><br />
Ayraç&#8217;ın Haziran-Temmuz sayısında iki röportaj var. İlk röportaj şiirlerinde doğup büyüdüğü coğrafyanın binlerce yıllık geçmişini barındıran o tarihsel derinlik içinde büyük anlamlar yakalayan bir şairle, Bejan Matur ile yapılırken, ikinci röportaj da Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekip Avdagiç ile yapılmış.<br />
<strong>BeAntony Easthope Çevirisi&#8230;</strong><br />
Ayraç&#8217;ın kıdemli yazarlarından Mukadder Erkan ve Ali Utku’nun birlikte tercüme ettikleri Antony Easthope’ın “Postmodernizm ve Eleştirel ve Kültürel Teori” yazısı da bu sayıda yayınlanan çeviri.<br />
<strong>İbrahim Tenekeci &#8216;Söz Hakkı&#8217; köşesiyle Ayraç&#8217;ta!</strong><br />
9. sayıyla birlikte bir müjde veriyor Ayraç okurlarına: İbrahim Tenekeci, “Söz Hakkı” köşesiyle bu sayıdan itibaren her sayı Ayraç okurlarıyla buluşacak. İbrahim Tenekeci, “Haydar Ergülen ve Nar” başlıklı ilk yazısında, Haydar Ergülen şiirindeki “nar” imgesinin taşıdığı anlamları ve şairin hayata karşı duruşunu, şiirine dair ses, müzik ve ahengin imgelem dünyasında neleri çağrıştırdığını tahlil etti. Feridun Andaç, yoğun bakımda bulunan babasının rahatsızlığı sebebiyle 9. sayıya yazısını yetiştiremedi. Feridun Andaç&#8217;ın babasına Allah&#8217;tan acil şifalar diliyoruz.<br />
<strong>Dergide başka neler var?</strong><br />
İbrahim Tüzer, Ceyhun Emre Teoman’ın “Dalaksız Nikola” adlı trajikomik bencilik hikâyesini, Kibar Ayaydın Beşir Avazoğlu’nun “Tanrıdağı’ndan Hıra Dağı’na” kitabını tahlil etti. Mukadder Erkan “Kavram, İmge, Metafor” başlıklı yazısı, Ahmet Bozkurt’un “Tragedya ve Trajik Zaman Çevrimi” yazısı ve Mehmet E. Şimşek’in “Felsefe üzerine ne söylenebilir, yeni başlayanlar için nasıl bir yöntem gerekir” gibi sorularla hazırladığı inceleme yazısı bu sayının dikkat çekici yazılarından. Yunus Emre Tozal, “aydın” üzerine,  Oğuzhan İlhan Nihan Kaya’nın “Disparöni” kitabını yazdı.</p>
<p><strong>Ayraç Dergi Editör yazısı:</strong></p>
<p style="text-align: right;"><em>- 9. Sayı / Haziran – Temmuz 2010 -</em></p>
<p style="text-align: justify;"><img style="margin: 0px;" src="http://ayracdergi.org/kapaklar/ayrac09.png" alt="ayraç  dergisi" width="200" height="147" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Her dergi bir okuldur.”</strong> diyordu Cemil Meriç. İnsanlar yetiştirir. Fikirler doğurur. Okul aynı  zamanda ekol demekti. Meriç’in en çok yakındığı  da, yaşadığı  topraklarda bir “gelenek” yani bir “ekol”, bir başka ifadeyle bir “okul”  bulunmayışıydı. ‘Okul insanlar’ vardı belki. Tarık Zafer Tunaya’ya en  büyük tavsiyesi de buydu. Okullaşan insanlar yetişmesini gözlüyordu, her  insanın etrafındakileri büyütmesini, fikirlerle buluşturmasını  istiyordu. Yunan’dan, Mısır’a; Kuzey Avrupa’dan Hint’e uzanan bir rotada  gezinirken onun zihni, geleneğinden koparılmış bir ülkenin güdük  kalışına, “Sen bir azgelişmişsin!” hitabına razı olmuş bir  entelijansiyanın çaresizliğine üzülüyordu. 13 Haziran 1987′de öldüğünde,  gözleri okumaktan kör olmuştu. Onun dünyası, kitapların dünyasıydı.  Jorge Luis Borges’le aynı kaderi paylaşmıştı. Kitaplarla dolu bir  kütüphanede yaşayan ‘aydın’ körlükle imtihan edilecekti; Borges buna  “Tanrının ironisi” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Borges körlüğün, <strong>“bir yaz akşamı   gibi ağır ağır” </strong>geldiğini söyler. Şikâyet edilecek bir şey  değildir. Zamanla alışır. Meriç de körlüğe alışmıştır bir bakıma. Kızı  Ümit Meriç ona kitap okuyarak hayatla arasında bir köprü kurmaya  çalışır. Kitap okumayı nefes almak gibi gören Cemil Meriç’in oksijen  çadırıdır adeta. Ümit Meriç, “Bilgiye aç bir fırına kürekle kömür atmak”  diye niteler bu okuma seanslarını. Doymak bilmeyen bir zihindir  Meriç’inki. Beklediği, özlediği, aradığı entelijansiya da böyledir.  Günlüklerinde şikâyet ettikleri genelde bu konuda yoğunlaşır; merak  etmemek, fikir üretmemek, ezberden öteye geçememek. Dergileri bu nedenle  önemsiyor Meriç. Toplumu harekete geçirecek, insanları fikirler  etrafında toplayacak, fikir işçiliğini ön plana çıkaracak bir ütopya  onunki.</p>
<p style="text-align: justify;">Dergilerin muhakkak toplumsal işlevleri  tartışılabilir; neticede okurla ilişkiye girdiği andan itibaren her  metin sosyalleşir. Ancak eninde sonunda her toplum, bireylerle birlikte  tarihe hizmet eder. Tarihi şekillendiren söylemleri belirler,  kelimelerin etrafında kümelenir, ürettiği fikirler kadar var olur.  Meriç’in “dergi okuldur” sözünün anlamı altında, okulların sürüklediği  bir tarih anlayışı yatar bu nedenle. Bilgi de devletler gibi doğar,  büyür ve zamanı gelince ölür. Söylemlere ömür biçmek mümkündür.  Dergiler, bilgiyi doğuran insanların (Sokrates’in dediği gibi ebelerin)  mekânıdır. Meriç’in bezginliğini azaltan, ona ve onun gibi düşünenlere  nefes aldıran bir mekân. Ortaya konan her ürün, tarihsel olarak bir  söylemin üzerine oturur ve/ya onu genişleten bir etkiye sahiptir.  Okulların bir tarafı gelenekle bağları kurarken, bir yanı da büsbütün  ‘ilerlemeci’ politikaların ürünüdür. Meriç’in şikâyet ettiği zihinsel  körlüğü aşmanın da bir yoludur…</p>
<p style="text-align: justify;">Hazır lafı gelmişken, ‘körlük’ olgusuna  derinlikli bir bakış getiren Jose Saramago’nun (toprağı bol olsun!) bir  söyleşide değindiği şu satırlara bakmakta fayda var: “<strong>Ne  düşündüğümü merak ediyorsanız, bu kitapla [Körlük, 1995] anlatmak  istediğim hepimizin körleşmeye başladığı değildi. Bence körleşmiyoruz.  Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör  insanlar.”</strong> Ne dersiniz, körlüğü aşmanın bir yolu da ‘okullaşan  dergiler’ olabilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sayımızda Dostoyevski’nin Suç ve  Ceza’sı, Franz Kafka’nın Dava’sı ve Albert Camus’nün Düşüş’ü üzerinden,  insan-toplum-hukuk-kurumsal yargı gibi konuları işledik. <strong>Enver  Gülşen</strong>’in “Suç ve Ceza” yazısı, Dostoyevski’nin en önemli  eserlerinden “Suç ve Ceza”yı hem sinema bağlamında, hem de suçla bireyin  ve vicdanın bağlantısı içinde inceliyor. <strong>Cemil Üzen</strong>’in  “Suçun Bilinmezliği ve Aklanmanın İmkânsızlığı” yazısında Kafka’nın  Dava’sı üzerinden suç meselesine felsefî bir yaklaşım irdelenirken,  mahkeme ve yargılama süreçlerinin insanları sürüklediği ‘hiyerarşik’  durumlar romanla birlikte açık ediliyor. <strong>Abdullah Yavuz Altun</strong>’un  “Modern Varoluş: Masumiyeti İspat Etme Zorunluluğu”, Albert Camus’nün  en felsefî yapıtlarından olan Düşüş’ü baz alarak, modern dönemde  masumiyet ve suç kavramlarının hangi söylemler içinde yer bulduğunu, bu  söylemlerin hukuk içindeki yerlerini araştırıyor. <strong>Kemal Suskun</strong>’un  “The Godfather” üçlemesini incelediği yazısı, “Bir Varoluş Mücadelesi  Olarak ‘Suç Mekanizması’”, suçun bir varoluş mücadelesine dönüştüğü  modern toplumlarda, yasayla toplum arasındaki boşluklara sızan suç  mekanizmalarını anlatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sayıda iki röportajımız var. İlk  röportajımızı şiirlerinde doğup büyüdüğü coğrafyanın binlerce yıllık  geçmişini barındıran o tarihsel derinlik içinde büyük anlamlar yakalayan  bir şairle, <strong>Bejan Matur</strong> ile yaptık. İkinci  röportajımızı da Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı  Şekip Avdagiç ile yaptık. Keyifle okuyacağınızı umuyoruz. Değerli  yazarlarımız <strong>Mukadder Erkan</strong> ve <strong>Ali Utku</strong>’nun  birlikte tercüme ettikleri Antony Easthope’ın “Postmodernizm ve  Eleştirel ve Kültürel Teori” yazısı da bu sayıda yayınladığımız  çevirimiz.</p>
<p style="text-align: justify;">9. sayımızla birlikte bir müjde vermek  istiyoruz. <strong>İbrahim Tenekeci</strong>, “Söz Hakkı” köşesiyle bu  sayıdan itibaren her sayı Ayraç okurlarıyla buluşacak. <strong>İbrahim  Tenekeci</strong>, “Haydar Ergülen ve Nar” başlıklı ilk yazısında, <strong>Haydar  Ergülen</strong> şiirindeki “nar” imgesinin taşıdığı anlamları ve  şairin hayata karşı duruşunu, şiirine dair ses, müzik ve ahengin imgelem  dünyasında neleri çağrıştırdığını yazdı. <strong>Feridun Andaç</strong>,  yoğun bakımda bulunan babasının rahatsızlığı sebebiyle bu sayımıza  yazısını yetiştiremedi. Yazarımızın babasına Allah’tan acil şifalar  diliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İbrahim Tüzer</strong>, Ceyhun  Emre Teoman’ın “Dalaksız Nikola” adlı trajikomik bencilik hikâyesini, <strong>Kibar  Ayaydın</strong> Beşir Avazoğlu’nun “Tanrıdağı’ndan Hıra Dağı’na”  kitabını tahlil etti. <strong>Mukadder Erkan</strong> “Kavram, İmge,  Metafor” başlıklı yazısı, <strong>Ahmet Bozkurt</strong>’un “Tragedya ve  Trajik Zaman Çevrimi” yazısı ve <strong>Mehmet E. Şimşek</strong>’in  “Felsefe üzerine ne söylenebilir, yeni başlayanlar için nasıl bir yöntem  gerekir” gibi sorularla hazırladığı inceleme yazısı bu sayının dikkat  çekici yazılarından. <strong>Yunus Emre Tozal</strong>, “aydın” üzerine,   Oğuzhan İlhan Nihan Kaya’nın “Disparöni” kitabını yazdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ağustos sayımızda görüşmek üzere,</p>
<p style="text-align: justify;">İyi okumalar…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Derginin Genel  Yayın Yönetmeni Şahin Torun, dergiden ayrılmış bulunmaktadır. Şimdiye  kadarki katkılarından dolayı teşekkür eder, bundan sonraki  çalışmalarında başarılar dileriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/07/14/ayracdergi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kültür Yorumları – Terry Eagleton</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/18/kultur-yorumlari-%e2%80%93-terry-eagleton/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/18/kultur-yorumlari-%e2%80%93-terry-eagleton/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayraç]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Terry Eagleton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=1789</guid>
		<description><![CDATA[
Yüksel Güngör \ Ayraç Dergisi, 1. Sayı
Özgün edebiyat kuramcısı olarak bilinen Terry Eagleton’un dilimize 2005 yılında, Özge Çelik tarafından çevrilen “Kültür Yorumları” kitabı, okuyucusuna çığırtanlık yapmadan bir şeyler aktarmanın kaygısını taşıyor. Ayrıntı yayınlarından çıkan kitap çeviri konusunda biraz sıkıntı yaşıyor olsa da okunmaya değer -hatta kesinlikle okunması gereken- bir kitap. Beş bölümden oluşan kitabın ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kidap.com.tr/kultur-yorumlari-terry-eagleton-k24130.kitap&amp;ortaklikno=1004393" target="_blank"><img src="http://www.kidap.com.tr/kultur-yorumlari-terry-eagleton-r24130-sz250.jpg" alt="" /></a></p>
<p><strong>Yüksel Güngör \ Ayraç Dergisi, 1. Sayı</strong></p>
<p>Özgün edebiyat kuramcısı olarak bilinen Terry Eagleton’un dilimize 2005 yılında, Özge Çelik tarafından çevrilen “Kültür Yorumları” kitabı, okuyucusuna çığırtanlık yapmadan bir şeyler aktarmanın kaygısını taşıyor. Ayrıntı yayınlarından çıkan kitap çeviri konusunda biraz sıkıntı yaşıyor olsa da okunmaya değer -hatta kesinlikle okunması gereken- bir kitap. Beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümü “Kültür Yorumları” başlığı ile başlıyor. Sırasıyla; Kültür Krizleri, Kültür Savaşları, Kültür ve Doğa, Ortak Bir Kültüre Doğru bölümleriyle devam eden kitap içerik bakımından sade bir görüntü arz ediyor. Son bölümde kültürün sıkı bir destekçisi olan T.S Eliot’un görüşlerine uzun uzun yer veren ve buna haşiyeler yazan Eagleton bunu gayet güzel başarmış. Ağır ve aslında biraz da sıkıcı bilgileri içeren ilk bölümü hızlıca geçiyoruz ve ikinci bölümle birlikte Eagleton’un derin dünyasına adım attığımızın farkına varıyoruz.</p>
<p>Kültür hakkında az çok bilgisi olan herkes bilir ki kültürün toplumla çok sıkı bir ilişkisi vardır. Yani her toplumun içinde yaşadığı zamanla paralel olarak farklı kültürel değerleri vardır. Örneğin yemeğe davet ettiğiniz misafiriniz yemekten geğirerek kalkarsa kendisini görgüsüz, medeniyetsiz, kültürsüz biri olarak değerlendirirsiniz. Oysa aynı olay Uzakdoğu’da bir sofrada yaşandığı zaman ev sahibinin memnuniyeti dışa vuracak kadar çoğalır. Çünkü bölgenin kültürü yemekten sonra geğirmeyi, yemeğin çok lezzetli olduğuna yoruyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/18/kultur-yorumlari-%e2%80%93-terry-eagleton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
