<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat Konağı &#187; Kitap Tanıtımı</title>
	<atom:link href="http://www.edebiyatkonagi.net/category/kategoriler/kitap-tanitimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebiyatkonagi.net</link>
	<description>Mevsimlik Kültür-Sanat ve Edebiyat Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 09:55:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şair mezarlığı dergiler</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/19/sair-mezarligi-dergiler/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/19/sair-mezarligi-dergiler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 19:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2293</guid>
		<description><![CDATA[Yayın dünyasının önemli bir alanını edebiyat ve özelde şiir doldurmasına rağmen, şiir ve edebiyatın kendisini var ettiği zemin olan dergilerin bu zamana kadar bir kitap bütünlüğünde incelemeye alınmaması bir eksiklik hiç kuşkusuz. 
Geçmiş yıllarda yayımlanan Erdal Doğan’ın Edebiyatımızda Dergiler (Bağlam Yay. 1997) kitabı ve Öteki-siz dergisinin ‘1980’den 2004’e Edebiyat Dergileri’ ve yine Kitap-lık dergisinin “Edebiyat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Yayın dünyasının önemli bir alanını edebiyat ve özelde şiir doldurmasına rağmen, şiir ve edebiyatın kendisini var ettiği zemin olan dergilerin bu zamana kadar bir kitap bütünlüğünde incelemeye alınmaması bir eksiklik hiç kuşkusuz. </span></p>
<p><img src="http://medya.todayszaman.com/kitapzamani/2009/02/02/inceleme.jpg" alt="" width="110" height="130" /><span>Geçmiş yıllarda yayımlanan Erdal Doğan’ın Edebiyatımızda Dergiler (Bağlam Yay. 1997) kitabı ve Öteki-siz dergisinin ‘1980’den 2004’e Edebiyat Dergileri’ ve yine Kitap-lık dergisinin “Edebiyat Dergicileri” özel sayıları bu anlamda nadir çalışmalar olarak öne çıkıyor. Mehmet Can Doğan’ın bir süre evvel yayımladığı Türkiye’de Şiir Dergileri- Şairler Mezarlığı (1909-2008) adlı kitap, bu alanda önemli boşluğu doldurabilecek bir başvuru eseri niteliğine sahip. </span></p>
<p><span> Dergiler yeni fikirlerin, oluşumların, zihnî karşı koyuşların, akımların kendilerini yasallaştırdıkları, yaşama mevzisi açtıkları zeminlerdir bir bakıma. Şiir/edebiyat dergileri de bu anlayıştan çok uzak değillerdir. Bütün poetik hareketler, manifestolar bir dergi yolu ile kendilerini tanıtmışlar ve bir dergi etrafında yapılanmışlardır. Dolayısı ile Garip üzerine, II. Yeni ya da 80 Sonrası şiiri üzerine konuşurken ilk başvuracağımız külliyat, bu dönemleri temsil eden dergiler olacaktır. Hemen bütün şairler /yazarlar ilk ürünlerini mutlaka bir dergide yayımlayarak kendilerine yol aralamış, ürünlerinin dergilerde yer bulup bulmamasına göre edebî yolculukları şekillenmiştir. Ayrıca bazı isimleri değerlendirirken çıkardıkları dergilerden bağımsız ele almak mümkün değildir. Mesela Cemal Süreya’yı Papirüs’ten, Sezai Karakoç’u Diriliş’ten, Hüseyin Cöntürk’ü Yordam’dan, Nuri Pakdil’i Edebiyat’tan, Mustafa Kutlu’yu Dergâh’tan ayrı düşünemeyiz. </span></p>
<p><span> Dergilerin salt edebî anlamda değil, dönemin insan ve toplum algısını anlamamıza imkân verecek sosyolojik bir karşılığı dahi mevcuttur. Çağın dilini temsil edebilen dergiler, bu yüzden toplum bilimcilerin ilgi alanlarından kaçmayacaktır. Bunun yanında Doğan’ın alt başlık olarak verdiği “Şairler Mezarlığı” tanımlamasını da unutmamak gerekli. Çünkü yayımlanmış yüzlerce dergide binlerce şairin ürün yayımladığı, ancak günümüze ulaşan isimlerin çok sınırlı olduğu gözleniyor. Gelişen bazı poetik tavırları içselleştirmeden ve şiire kişisel bir varoluş meselesi olarak bakmadan bu anlayışlara salt artistik nedenlerden dolayı eklemlenmeye çalışan binlerce ismin, niteliksiz ürünlerle dergileri doldurarak buraları gerçekten şairlerin mezarlığı haline getirdikleri de bir vakıa. </span></p>
<p><span> 1980 sonrası her şeyde olduğu gibi şiir/edebiyat dergiciliğinde de bir farklılaşma ortaya çıktı. Geçmiş yıllarda ideolojik kimlik tanımlaması yerine daha birey merkezli bir algı, hem dergilerin estetik yaklaşımını değiştirip yükseltti hem de yayımlanan dergi sayısını arttırdı. Merkez olarak kabul edilen İstanbul, Ankara dışında başka şehirlerde de dergi yoğunlaşması yaşandı ve günümüze doğru geldikçe bu dergilerin niteliğinin önemli aşamalar kaydettiği gözlendi. Mehmet Can Doğan, bu olguyu kitabında sosyolojik bir tartışma olan merkez-çevre çatışmasının bir uzantısı olarak değil, bizatihi merkezin çevreye/taşraya yayılması şeklinde ele alıyor ve “&#8230; taşra, merkezin dilini konuşmaya başlamıştır” diyor. </span></p>
<p><span> Edebiyat dergileri genellikle şiir ve diğer edebi metinleri ayırt etmeksizin sayfalarında yer verirken, sadece bu metinlerden birisine yaslanarak çıkmış dergiler de olagelmiştir. Salt şiir yayımlayan ya da salt öykü yayımlayan dergiler gibi. Mehmet Can Doğan, adından da anlaşılacağı gibi bu kitabında 100 yıllık dergi tarihimiz boyunca yayımlanmış ve logosunda “şiir dergisi” notu düşülmüş dergileri inceliyor. 1909’da 16 sayı çıkan Şiir ve Tefekkür’den 2008’e uzanıp Kuşak edebiyat-şiir dergisine kadar 110 dergiyi künyesi, çıkış amacı, poetik duruşu, ürün yayımlayan isimler ve çıktığı döneme katkısı hususlarında ele alarak bir ilk çalışmaya imza atıyor. Doğan’ın öğrencilik yıllarında Mim ve sonrasında A’raf, Son Duvar, Sonsuzluk ve Bir Gün gibi dergilerin çıkışına öncülük etmiş bir dergici olduğunu da hatırlatmak isterim. </span></p>
<p><span> Türkiye’de Şiir Dergileri-Şairler Mezarlığı (1909-2008) ile kimini sahaflarda gördüğümüz, kimine de yetişebildiğimiz Safahat-ı Şiir ve Fikir, Meşale, Kaynak, Şairler Yaprağı, Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Türkü, Yusufçuk, Cehennemde Bir Mevsim, Üç Çiçek, Yeryüzü Konukları, Poetika, Broy, Şiir Atı, Fanatik, Sombahar, Geniş Zamanlar, Bürde, Kırağı, İki Şiir, Göçebe, İpek Dili, Ludingirra, Ücra, Yasakmeyve, Hayal, Öteki-siz, Budala, Heves, Merdiven Şiir, Şair Çıkmazı, Mühür, Kuyudaki Koro, Şiiri Özlüyorum, Mor Taka, Mahfil, Taflan ve Karagöz’ün de aralarında bulunduğu 110 dergi hakkında böylece tarihe not düşülüyor. Kitap, bu alanda ardından gelebilecek başkaca çalışmalara öncülük etmesi açısından da ayrıca önemli.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/19/sair-mezarligi-dergiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk ve fedakarlık dolu bir hikaye!</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/ask-ve-fedakarlik-dolu-bir-hikaye/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/ask-ve-fedakarlik-dolu-bir-hikaye/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 15:21:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2271</guid>
		<description><![CDATA[Isabel Allende’nin usta kaleminden çıkan, belgelere dayalı bu destansı roman Can Yayınları tarafından yayınlandı.
“Herhalde meydanlara benim heykellerimi dikecekler, adımı taşıyan sokaklar ve şehirler olacaktır, aynı Pedro de Valdivia ve diğer fatihler gibi, ama erkekleri dövüşürken kasabalar kuran yüzlerce yiğit kadın unutulup gidecektir.” Bu sözlerin sahibi Inés Suárez, İspanya’nın Extremadura kentinden mütevazı bir terzi kızdır. Çapkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Isabel Allende’nin usta kaleminden çıkan, belgelere dayalı bu destansı roman Can Yayınları tarafından yayınlandı.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/11/10/fft17_mf422129.Jpeg" alt="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/11/10/fft17_mf422129.Jpeg" />“Herhalde meydanlara benim heykellerimi dikecekler, adımı taşıyan sokaklar ve şehirler olacaktır, aynı Pedro de Valdivia ve diğer fatihler gibi, ama erkekleri dövüşürken kasabalar kuran yüzlerce yiğit kadın unutulup gidecektir.” Bu sözlerin sahibi Inés Suárez, İspanya’nın Extremadura kentinden mütevazı bir terzi kızdır. Çapkın kocası Malagalı Juan, şan ve şeref hayalleriyle Atlantik’in öte yanındaki yeni</p>
<p>İspanyol sömürgelerine gidince, onu bulmak umuduyla o da Yenidünya’ya yelken açan bir gemiyle yola çıkar. Gerçi Amerika’da kocasını bulamaz ama Peru fatihi İspanyol kumandan Pizarro’nun subaylarından Pedro de Valdivia ile tutkulu bir aşk yaşayacak, inanılmaz tehlikeleri cesaretle göğüsleyerek onun yanında Şili’nin fethine katılacaktır.</p>
<p>Isabel Allende’nin usta kaleminden çıkan, belgelere dayalı bu destansı roman, tarihin unutulmaz bir dönemindeki şiddet ve acımasızlığın yanı sıra aşk ve fedakârlık öykülerini harmanlarken, gerçek olayların en başarılı kurgulardan bile daha şaşırtıcı ve bir o kadar da sürükleyici olabileceğini kanıtlıyor.</p>
<p>ISABEL ALLENDE</p>
<p>Isa­bel Al­len­de, 1942 yılında Peru’nun başkenti Li­ma’da doğ­du. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili’ye göç etti. Isabel Allen­de, amcası, Şili Devlet Başkanı Salva­dor Al­len­de’nin 1973’te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella’ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazetecili­ğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco’ya yerleşti, ABD’nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982’de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi’ni, 1984’te Aşktan ve Gölgeden, 1985’te Eva Luna adlı romanları, 1989’da Eva Lu­na Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı ro­manı 1991’de, Paula 1994’te, Kaderin Kızı 1999’da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000’de, Yüreğimdeki Ülkem 2003’te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Krallığı ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan genç­lik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye’de tüm yapıtları Can Ya­yınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve ro­manlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile bü­yülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaş­tırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/ask-ve-fedakarlik-dolu-bir-hikaye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bursa’nın tadı, Avrupa’nın damağında kaldı!</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/bursa%e2%80%99nin-tadi-avrupa%e2%80%99nin-damaginda-kaldi/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/bursa%e2%80%99nin-tadi-avrupa%e2%80%99nin-damaginda-kaldi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 15:16:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2267</guid>
		<description><![CDATA[Yemek kitaplarının Nobel’i olarak bilinen “Gourmand World Cookbook Awards”, 2009’un en iyi kitabını “Bursa Mutfağı” olarak belirledi.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan, Şef Ömür Akkor’un kaleme aldığı “Bursa Mutfağı” kitabı, dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması “Gourmand World Cookbook Awards”un yerel mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi.
Şef Ömür Akkor’un, beş yıl önce Bursa’yı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yemek kitaplarının Nobel’i olarak bilinen “Gourmand World Cookbook Awards”, 2009’un en iyi kitabını “Bursa Mutfağı” olarak belirledi.<br />
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan, Şef Ömür Akkor’un kaleme aldığı “Bursa Mutfağı” kitabı, dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması “Gourmand World Cookbook Awards”un yerel mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi.<br />
Şef Ömür Akkor’un, beş yıl önce Bursa’yı karış karış gezerek şehrin zengin yemek kültürüne ait unutulmuş lezzetlerini keşfettiği araştırması sonucu ortaya çıkan ve geçtiğimiz Mart ayında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan “Bursa Yemekleri” kitabı, dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması “Gourmand World Cookbook Awards”un yerel mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi. Hamur işlerinden sebze yemeklerine, et yemeklerinden tatlılara zengin ve otantik bir içeriğe yer verilen kitapta, 140 tarifin 120’si ilk kez yemek literatürüne girdi.</p>
<p>Yemek kitaplarının Nobel’i olarak bilinen “Gourmand World Cookbook Awards”a bu yıl 136 ülkeden yaklaşık 5 bin kitap başvurdu. “Bursa Mutfağı” ilk 20’ye kalarak “2009’un En İyi Yemek Kitabı” finalisti olurken yerel mutfak kategorisinde ise 2009’un en iyi kitabı seçildi.</p>
<p>Ömür Akkor’a ödülü, 11 Şubat’ta Paris’te düzenlenen Yemek Kitapları Fuarı’nın açılışı sırasında gerçekleştirilecek törende verilecek.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2010/01/13/bursa-nin-tadi-avrupa-nin-damaginda-kaldi--484409.Jpeg" alt="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2010/01/13/bursa-nin-tadi-avrupa-nin-damaginda-kaldi--484409.Jpeg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/bursa%e2%80%99nin-tadi-avrupa%e2%80%99nin-damaginda-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Masumiyet Müzesi” “Anna Karenina”nIn yanına yakışır</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/%e2%80%9cmasumiyet-muzesi%e2%80%9d-%e2%80%9canna-karenina%e2%80%9dnin-yanina-yakisir/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/%e2%80%9cmasumiyet-muzesi%e2%80%9d-%e2%80%9canna-karenina%e2%80%9dnin-yanina-yakisir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 15:15:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyet Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2265</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz Financial Times gazetesi, Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” kitabını tanıttığı makalede, Pamuk’un “Lolita”, “Madame Bovary” ve “Anna Karenina” gibi klasiklerin yanında yer almayı hak eden bir eser yarattığını yazdı.
Ian Irvine imzalı makalede, Pamuk’un “Masumiyet Müzesi”nin baş karakteri Kemal’in Füsun’a olan tutkusunun çeşitli evrelerini “dingin ve zarif” bir şekilde anlattığı belirtilerek, “O (Pamuk), Stendhal ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Financial Times gazetesi, Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” kitabını tanıttığı makalede, Pamuk’un “Lolita”, “Madame Bovary” ve “Anna Karenina” gibi klasiklerin yanında yer almayı hak eden bir eser yarattığını yazdı.</p>
<p>Ian Irvine imzalı makalede, Pamuk’un “Masumiyet Müzesi”nin baş karakteri Kemal’in Füsun’a olan tutkusunun çeşitli evrelerini “dingin ve zarif” bir şekilde anlattığı belirtilerek, “O (Pamuk), Stendhal ya da ‘Liber Amoris’ adlı eserindeki Hazlitt kadar başarılı bir aşk anatomisi uzmanı” denildi. “(James) Joyce için Dublin ne idiyse, Pamuk için de İstanbul odur” diye yazan Irvine, “Masumiyet Müzesi”nde Kemal İstanbul sokaklarını dolaşırken, farklı semtlerin karakterlerinin de detaylı olarak aktarıldığını belirtti.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/12/24/-masumiyet-muzesi-anna-karenina-nin-yanina-yakisir-465680.Jpeg" alt="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/12/24/-masumiyet-muzesi-anna-karenina-nin-yanina-yakisir-465680.Jpeg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2010/03/18/%e2%80%9cmasumiyet-muzesi%e2%80%9d-%e2%80%9canna-karenina%e2%80%9dnin-yanina-yakisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katre-i Matem</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/katre-i-matem/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/katre-i-matem/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:51:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Satanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2021</guid>
		<description><![CDATA[İskender Pala, Kapı Yayınları;
İstanbul, 2009, 14 x 20 cm, 480 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944486903
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala&#8217;nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.
İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/27/277422_k_8486.jpg" border="0" alt="" hspace="0" />İskender Pala, Kapı Yayınları;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 14 x 20 cm, 480 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944486903</span></p>
<p>Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala&#8217;nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.</p>
<p>İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul&#8217;u, hatta tüm Osmanlı&#8217;yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.</p>
<p>İskender Pala, Katre-i Matem&#8217;de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul&#8217;da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin&#8217;in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.</p>
<p>Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.</p>
<p>Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda –ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa&#8217;yı canından; Sultan III. Ahmet&#8217;i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali&#8217;nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım.</p>
<p>Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark&#8217;ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım.</p>
<p>Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet&#8217;i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul&#8217;u ve Sadabat&#8217;ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/katre-i-matem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devlet-i Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar &#8211; I</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/devlet-i-aliyye-osmanli-imparatorlugu-uzerine-arastirmalar-i/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/devlet-i-aliyye-osmanli-imparatorlugu-uzerine-arastirmalar-i/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Satanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2018</guid>
		<description><![CDATA[ Halil İnalcık, T. İş Bankası Kültür Yayınları;
İstanbul, 2009, 1. baskı, 16 x 23 cm, 377 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944884651
Devlet-i &#8216;Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık&#8217;ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti&#8217;nin bir beylikten
Orta-Doğu ve Balkanlar&#8217;ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/28/281003_k_4434.jpg" border="0" alt="" hspace="0" /> Halil İnalcık, T. İş Bankası Kültür Yayınları;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 1. baskı, 16 x 23 cm, 377 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944884651</span></p>
<p>Devlet-i &#8216;Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık&#8217;ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti&#8217;nin bir beylikten</p>
<p>Orta-Doğu ve Balkanlar&#8217;ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor.</p>
<p>İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi&#8217;ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal-ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/devlet-i-aliyye-osmanli-imparatorlugu-uzerine-arastirmalar-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çivisi Çıkmış Dünya: Uygarlıklarımız Tükendiğinde</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/civisi-cikmis-dunya-uygarliklarimiz-tukendiginde/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/civisi-cikmis-dunya-uygarliklarimiz-tukendiginde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:49:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Satanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/civisi-cikmis-dunya-uygarliklarimiz-tukendiginde/</guid>
		<description><![CDATA[ Amin Maalouf; Çeviren: Orçun Türkay , Yapı Kredi Yayınları;
İstanbul, 2009, 5. baskı, 14 x 20 cm, 216 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789750816185
Türk okurunun daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu kez &#8216;medeniyetler çatışması&#8217; adı altında kuramsallaşıp yasallaşan ve dünyadaki bütün kültürler ve halklar için felakete yol açacak politikaları eleştiriyor.
Yazar, yaşamın devamlılığının olmazsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/28/280254_k_2637.jpg" border="0" alt="" hspace="0" /> Amin Maalouf; Çeviren: Orçun Türkay , Yapı Kredi Yayınları;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 5. baskı, 14 x 20 cm, 216 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789750816185</span></p>
<p>Türk okurunun daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu kez &#8216;medeniyetler çatışması&#8217; adı altında kuramsallaşıp yasallaşan ve dünyadaki bütün kültürler ve halklar için felakete yol açacak politikaları eleştiriyor.</p>
<p>Yazar, yaşamın devamlılığının olmazsa olmazı olarak gördüğü hoşgörü çığlığını yeniden duymaya davet ediyor insanlığı&#8230;</p>
<p>Çivisi Çıkmış Dünya bir yandan küresel ısınma, enerji kaynakları ve doğal felaketlerle, bir yandan da yanlış ve çıkarcı politikaların doğurduğu ekonomik ve siyasal krizlerle mücadele eden insanlık için bir yol haritası&#8230; Kitabın satır aralarında Amerikan politikaları, Avrupa Birliği,20. yüzyıl Arap siyasi tarihi ve Türkiye&#8217;den bahsediliyor.</p>
<p>Maalouf&#8217;un bu eseri, her şeye rağmen birbirimize saygı duymayı ve birlikte yaşamayı başarmak isteyenler için bir tür pusula.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/civisi-cikmis-dunya-uygarliklarimiz-tukendiginde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk (Özel Basım)</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/babilde-olum-istanbulda-ask-ozel-basim/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/babilde-olum-istanbulda-ask-ozel-basim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:47:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Satanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2013</guid>
		<description><![CDATA[ İskender Pala, Kapı Yayınları;
İstanbul, 2009, 2. baskı, 14 x 20 cm, 416 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944486798
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına&#8230; Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem&#8230;
Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/26/266446_k_5078.jpg" border="0" alt="" hspace="0" /> İskender Pala, Kapı Yayınları;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 2. baskı, 14 x 20 cm, 416 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789944486798</span></p>
<p>Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına&#8230; Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem&#8230;</p>
<p>Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi&#8230; Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini bırakanlar, daha avuçlarının sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan biriktiğini bilselerdi&#8230;</p>
<p>Bağdat, İstanbul, Roma, Paris ve diğerleri; kıyılarına vuran yeni aşkın, bütün eski tarihlerini dolduracak yoğunlukta olduğunu bilselerdi&#8230;</p>
<p>Bilgeler, katiller, asiller ve sevgililer; ellerinde tuttukları kitabın alev almaya hazır bir aşk külçesine dönüşmek üzere olduğunu bilselerdi&#8230;</p>
<p>Şair, ipeksi dizeleri arasına hayaller gibi sakladığı şifrelerin hoyrat ellerde ihtirasla parçalandığını, sonsuzluk şarabına kadeh yaptığı gelincik yapraklarının kinle dağıtıldığını bilseydi&#8230;</p>
<p>Ve şimdi kim bilebilir neler olacağını, Babil uyandığı zaman? ! ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/babilde-olum-istanbulda-ask-ozel-basim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turkish Book Review 5</title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/turkish-book-review-5/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/turkish-book-review-5/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Çıkanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/?p=2007</guid>
		<description><![CDATA[Plan B. İletişim Yayıncılık;
İstanbul, 2009, 19 x 28 cm, 142 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
Türkiye&#8217;nin tek İngilizce kitap tanıtım dergisi Turkish Book Review&#8217;un beşinci sayısı çıktı!
Frankfurt Kitap Fuarı&#8217;nda ve yurt dışındaki diğer büyük uluslararası kitap fuarlarında sergilenen dergi, edebiyatımızın yurt dışına açılan penceresi olarak tanımlanıyor.
“&#8230;Türkçeden çevrilecek kitaplar konusunda arayış içinde olan yayınevlerinin, ajansların ve çevirmenlerin ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/29/291940_k_3771.jpg" border="0" alt="" hspace="0" />Plan B. İletişim Yayıncılık;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 19 x 28 cm, 142 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.</span></p>
<p>Türkiye&#8217;nin tek İngilizce kitap tanıtım dergisi Turkish Book Review&#8217;un beşinci sayısı çıktı!</p>
<p>Frankfurt Kitap Fuarı&#8217;nda ve yurt dışındaki diğer büyük uluslararası kitap fuarlarında sergilenen dergi, edebiyatımızın yurt dışına açılan penceresi olarak tanımlanıyor.</p>
<p>“&#8230;Türkçeden çevrilecek kitaplar konusunda arayış içinde olan yayınevlerinin, ajansların ve çevirmenlerin ilk başvuracakları kaynak durumunda. Türk edebiyatında ve kültür hayatında neler olup bitiyor, dikkate değer kitaplar hangileridir, Türk edebiyatının yol haritasındaki belli başlı isimler kimlerdir, hep Turkish Book Review’da cevaplarını buluyor.” Mehmet Kalpaklı, Bilkent Üniversitesi</p>
<p>Beşinci sayıda, Ortadoğu’da edebiyat, kültür ve politika üzerine özel bir dosya hazırladık. Bu dosyada George Messo, Necip Mahfuz, Mahmud Derviş gibi önemli yazarları inceledi; Akif Kireççi ise modern Arap edebiyatını inceledi. Victoria R. Holbrook’la, Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk adlı eserinin çevirisi üzerine, Doğan Hızlan’la Türk edebiyatının yurtdışında tanıtımı üzerine birer söyleşi yaptık. Ersan Üldes’in Türk romanında postmodernist yaklaşımlarla ilgili incelemesi, Nilüfer Mizanoğlu Reddy’nin “Adalet Ağaoğlu’nu İngilizce’de Okumak” başlıklı makalesi, Yusuf Eradam’ın Oktay Rifat’ın şiiri üzerine incelemesi, Fransızca öyküleri yayınlanan altı genç Türk yazarı üzerine Emma Foulger’ın yazısı, Apollinaria Avrutina’nın Orhon ve Yenisey yazıtlarıyla ilgili incelemesi, Altay Öktem’in “2000’li Yılları Sarsmaya Aday Şairler” başlıklı makalesi, Cudi Genç’in “Türk Halk Müziği” başlıklı yazısı ve Selva Suman’ın “Yüzyıllar Boyunca İstanbul ve Sanat” başlıklı makalesi bu sayıda yer alan yazılardan birkaçı. Beşinci sayıda tanıtılan yazarlardan bazılarıysa şunlar: Mim Kemal Öke, Talat S. Halman, Muazzez İlmiye Çığ, İskender Pala, Mustafa Balbay, Aslı Erdoğan, Özen Yula, Tahir Alangu, Ahmet Davutoğlu, Kemal H. Karpat, Ayşegül Devecioğlu, Şükran Kuyucak Esen, Muammer Kırdök, Mümtaz Mehmet Tütüncü, Ali Özuyar, Aziz Nazmi Şakir-Taş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/turkish-book-review-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/2006/</link>
		<comments>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/2006/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 09:34:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Çıkanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/2006/</guid>
		<description><![CDATA[ Selman Kayabaşı, Timaş Yayınları;
İstanbul, 2009, 14 x 20 cm, 284 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9786051141374
Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nden Rumeli ve Mezopotamya Birliği&#8217;ne…
Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Almanya&#8217;nın mağlup olması için çalışan gizli bir ekip…
J.F Kennedy ve Adnan Menderes&#8217;i yetiştiren ortak AKADEMİ…
Avrupa&#8217;da Teslis&#8217;e karşı Tek Tanrı inancını savunan Protestan Hareketini başlatan M. Luther&#8217;in bağlı olduğu İslam Teşkilatı…
Bilinen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/29/291948_k_1455.jpg" border="0" alt="" hspace="0" /> Selman Kayabaşı, Timaş Yayınları;<br />
<span style="font-size: xx-small;">İstanbul, 2009, 14 x 20 cm, 284 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9786051141374</span></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nden Rumeli ve Mezopotamya Birliği&#8217;ne…</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Almanya&#8217;nın mağlup olması için çalışan gizli bir ekip…</p>
<p>J.F Kennedy ve Adnan Menderes&#8217;i yetiştiren ortak AKADEMİ…</p>
<p>Avrupa&#8217;da Teslis&#8217;e karşı Tek Tanrı inancını savunan Protestan Hareketini başlatan M. Luther&#8217;in bağlı olduğu İslam Teşkilatı…</p>
<p>Bilinen tarih tezlerini alt üst edecek bir kurgu. Selman Kayabaşı, yeni romanıyla okurlarının karşısında…</p>
<p>ASELSAN&#8217;daki gizli projede görev yapan Elektronik Mühendisi Semih Temiz, Sakarya&#8217;daki bir arazide intihar etmiş olarak bulunur. Bunun bir suikast olduğunu düşünen MİT, Affan Alkan&#8217;ı suikastı çözmekle görevlendirir. Affan Bey cinayetin izini sürerken Turgut Özal&#8217;ın bir araya getirdiği ve Rumeli&#8217;de bağımsız devletler kurmakla görevlendirdiği gizli bir ekibin varlığından haberdar olur.</p>
<p>*Ak Parti&#8217;nin ilk Cumhurbaşkanı adayı Vecdi Gönül&#8217;dü. Neden ve nasıl oldu da Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül aday gösterildi? Perde arkasında yaşananlar, ilk kez yazıldı.</p>
<p>*Muhsin Yazıcıoğlu, Makedonya ve Kosova&#8217;daki gizli görevleri sebebiyle mi öldürüldü? Kosova Devleti&#8217;nin kurulmasıyla Yazıcıoğlu&#8217;nun ölümü arasında nasıl bir ilişki var?</p>
<p>*Adnan Menderes, Turgut Özal, Adnan Kahveci, Üzeyir Garih; aynı ekip tarafından yetiştirilmiş özel isimler miydi? Kahveci, Anavatan Partisi&#8217;nin başına geçeceği için mi öldürüldü?</p>
<p>*Üzeyir Garih Suikastı&#8217;nın perde arkasında, Hilafet&#8217;in tekrar tesis edilmesi ve Rumeli ile Asya&#8217;daki gizli faaliyetleri mi yatıyor?</p>
<p>*ASELSAN&#8217;daki intiharlar, devletin içindeki gizli bir ekibin yaptığı projeyle mi ilgiliydi?</p>
<p>*Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın sır gibi saklanan kılıcı KANUN, Protestanlık&#8217;ın ortaya çıkışıyla ilgili hangi sırrı barındırıyor? Kılıç, bugün hangi teşkilatın elinde ve nasıl korunuyor?</p>
<p>*ABD ve Türkiye&#8217;yi yöneten ortak bir ekip mi var? Türkiye&#8217;nin bölgedeki etkisinin artması, bu gizli yapının varlığıyla mı ilgili?</p>
<p>*Osmanlı Devleti&#8217;ni idare eden bu gizli yapı,1917&#8242;den sonra Almanya&#8217;nın mağlup olması için hangi gizli çalışmaları yaptı?</p>
<p>*Mustafa Kemal, bu ekip tarafından yetiştirilip Anadolu&#8217;ya yeni bir devlet kurmak üzere mi gönderildi?</p>
<p>*Yazar Selman Kayabaşı, Türkiye&#8217;de son yıllarda yaşanan gelişmelerin perde arkasını ve tarihi kaynaklarını ilk kez ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatkonagi.net/2009/12/25/2006/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
