Cemile: Cengiz Aytmatov’dan renkleri hiç solmayacak bir tablo

15 December 2009 Yazan Yönetici  
Kategori Benim Kitaplarım, Kadir Kökten

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/6/6c/Cemile-kapak.JPG/139px-Cemile-kapak.JPG Cengiz Aytmatov’u, herkes gibi ben de sadece dünyanın en önemli edebiyatçılarından biri olarak bilirdim. “Cemile” kitabıyla anladım ki Aytmatov aynı zamanda çok iyi bir ressam. Adını saygı ve şükranla anıyorum Büyük Usta. Ne büyülü bir tablo yapmışsın kelimelerle…

***

Cemile, yazarın ilk eserlerinden biri. 1958 yılında yayınlanan bu eser büyük ilgi toplamış ve kitabın Avrupa’da da çevirisinin yapılmasıyla Aytmatov büyük ün kazanmıştır.

Bu kitapta aşk, savaş, yoksulluk, vatan sevgisi, sanat aşkı, türküler ve onurlu insanlar var. Hepsinin ötesinde de samimiyet var.

Cemile aslında bir tablo. “Amatör ruhun” kelimelerle yazdığı ustaca çizilmiş tablosudur okuduğunuz. “İşte yine o mütevazı çerçeveli tablonun karşısındayım.” cümlesiyle başlıyor yazar tabloyu çizmeye ve “Fırçayı her vurduğumda…” diyerek tamamlıyor tabloyu. Ruhun şâd olsun büyük edebiyatçı! Ne güzel bir tablo çizmişsin öyle!

***

Savaş ne acı bir şey… Savaştan yaralı dönen Danyar, “bize biraz savaştan bahsetsene” ricasına; “- Yoo olmaz. Savaşın ne olduğunu bilmeseniz daha iyi.” karşılığını verir ki bu şu demektir: “Savaş öyle lâf olsun diye anlatılacak bir şey değildir. Hikâye haline getirmek kolay değildir.” Savaşın bundan daha kısa ve dokunaklı anlatıldığı bir cümle hatırlıyor musunuz?

***

Yoksulluk ne onurlu bir yaşam tarzıdır. Danyar’ın yoksulluğu değil bir milletin yoksulluğudur bu. Kırgız halkının yoksulluğu her ne kadar Rus-Alman savaşındansa da onurlu yaşayışı da yoksulluğundandır. Giyecek başka gömleği olmadığı için derede asker gömleğini yıkayıp kurutmadan tekrar giyen Danyar, istasyondaki buğday ambarında asılı duran “Her buğday başağı cepheye” yazısının bir görünümüdür aslında.

***

Ve türküler Danyar’ın sözü yoktur, lâfı yoktur. Bir hâli vardır bir de türküleri… “Âşık olmayan bir insan sesi ne kadar güzel olursa olsun, böyle türkü söyleyemezdi. Danyar âşıktır.” Cemile böyle âşık olur Danyar’a. Yani türkülere ve hâle… Bedri Rahmi Eyüboğlu’na bıraktım sözümü. Ben sustum o konuşsun.

“Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım
Şairim
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm”

Aytmatov’un kelimelerle çizdiği tablonun belki de en harikulade yeri türkülerin eşliğinde yazılan kısmıdır.

***

Aşk ne tarifsiz ne doyumsuz bir duygudur… Cemile, ‘güzel kadın’ demektir. Cemile aşk demektir. Cemile ne güzel tasvir edilmiş bir karakter… Ne kadar dokunaklı, ne kadar içli bir hâli vardır Cemile’nin.

Ben Cemile’ye âşık oldum.

Ben aşkı aslına uygun yani asilce, asâletlice yaşayan Danyar’a âşık oldum.

Ben Cemile ile Danyar’ın aşkına âşık oldum.

Ben gizliden, tarifsiz duygularla Cemile’ye âşık olduğunu bilmeden âşık olan Seyit’in aşkına âşık oldum.

Ben Büyük Usta Cengiz Aytmatov’un muhteşem tablosuna âşık oldum.

***

Ve bir temenni

Nâzım Hikmet Rân, ünlü ressam Abidin Dino’ya şiirinde;

“sen, mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
İşin kolayına kaçmadan ama…”

Abidin Dino mutluluğun resmini çizmemiştir. Mutluluğun resmi zaten çizilemezdir. Ancak Aytmatov’un bu tablosu çizilebilir. Ve ben soruyorum değerli ressamlarımıza;

“Siz, Seyit’in ‘mütevazı çerçeveli tablosunu’ çizebilir misiniz? Cemile’nin resmini çizebilir misiniz? ”

Kim bilir bu soruya bir duyarlı ressam belki, “olur” der. Ya da bir resim yarışması düzenlenir, bu resim çizdirilir aşkla dolu fırçalara.

***

Sesime kulak veren ressamlar; “Fırçayı her vuruşunuzda Danyar’ın türküsü çınlasın! Fırçayı her vuruşunuzda Cemile’nin yüreği çarpsın!”


KADİR KÖKTEN – Edebiyat Konağı